Savaş Sanatları Bilgelik Yoludur

Uygulamış olduğumuz sistem her ne olursa olsun bize ahlaki, manevi ve kültürel olarak bir şeyler veremiyorsa burada bilgelik aramak abesle iştigal olur. Böyle bir yerde mücadele vermek bedeni ve zihni yormaktan ileri gidemez. Aylarca hatta yıllarca tekme ve yumruk atmakla usta olunabilir ama Bilgelik asla… Almış olduğumuz bir savaş sanatı eğitimi bizim iç ve dış dünyamızı aydınlatan, adalet ve kardeşliği dengeleyen bir terazi gibi olmalıdır. Kendi ailemiz içerisinde başlayan sevgi ve saygı ile Antrenman yaptığımız salondaki felsefi yolun birleşmesi Bilgeliğin ilk adımlarındandır. Ailemiz içerisinde oturup kalkmayı bilmiyorsak, Atamız, büyüğümüz olan babamızın söylemlerini kulak ardı ediyorsak, Bize kendi yaşamını ortak edip aylarca karnında besleyen annemize isyankarlık ediyorsak spor salonunda felsefi yol diye aldığımız eğitimin boş ve angarya olduğu gerçeğini görmezden gelemeyiz. Spor salonunda almış olduğumuz eğitim ile Dünya şampiyonu bile olsak, aile içerisindeki tutumsuz ve tutarsız davranışlarımız aslında bizim adam olmadığımızın, sadece bir şampiyonada birinci olduğumuzun göstergesidir. Hem adamlık hem de şampiyonluk varsa ilmi ve sosyal olarak başarı yolunda olduğumuzun kanıtıdır. Evde Atasına saygılı olmayanın, salonda ustasına saygılı olması beklenemez. Zaten bir usta talebesini iyi eğitmiş ise evde saygısızlık kavramı ortadan kalkmış demektir. Yani evimiz ve salonumuz arasında bir denge kurmak ileriye gitmenin gerekliliğidir.

Bir salonda öğretilen tüm teknikler kaslarımızı şekle sokup vücudumuza ivme kazandırır. Ancak; ilim yolunda alınan eğitim bizim zihnimizi terbiye eder. İlim yolu savaş sanatlarında “Do Felsefesi “ olarak adlandırılır. Bunların her ikisinin de var olması insanı Bilgelik yoluna götürür.Dışarıda attığımız her adım, konuştuğumuz her kelime, insanlarla münasebet, iletişim kurma, yemek yeme gibi sosyal yaşantımızı ortaya koyduğumuz bu davranışlar bizim kişilik kimliğimizi ele verir. Konuşurken boş laflar etmek, yürürken savaşçıya uymayan bir denge ile yürümek, kendini beğenmişlik, sofra adabından mahrumiyet, insanlarla iletişimde zorluk çekme gibi olumsuz davranışlarımız ise almış olduğumuz eğitimin boş ve zaman kaybından başka bir yarar getirmediğinin açık kanıtıdır.

Burada eğitimi veren kişinin önemi çok önemlidir. Eğitimci kişinin ille de bilge olması gerekmez. Zira bilgelik öyle çabucak ve satın alınabilecek bir kavram değildir. Eğitimci kişi Bilgelik yolunda ilerleyen iyi bir usta olabilir. Bu nedenle her eğitimcinin Bilge olmasını beklemeyiniz. Bilgelik zaman ile yarışarak, zamanı okuyarak, araştırarak, dinleyerek, izleyerek, saygı göstererek ve sonunda bunları sosyal yaşama intikal ettirerek yaşamakla mümkün olur. Bilge kişi fikrine başvurulan,  konusunda örnek alınabilecek zeka ve akıla sahip insandır.

Spor salonlarında almış olduğumuz eğitimler sosyal yaşantımız içerisinde, işimizde, evimizde, okulumuzda veya herhangi bir aktivitemizde akılcı düşünmemize yardımcı olamıyorsa, tehlikeleri, olumsuzlukları, mutsuzlukları, üzüntüleri, sıkıntıları, çözmemizde yetersiz kalıyorsa hemen o eğitime ve o mekana son vermeliyiz. Almış olduğumuz eğitimler bizim akılcı düşünmemize, tehlikeleri zarar görmeden mutlu bir şekilde atlatabilmemize yardımcı olabiliyorsa doğru yoldayız demektir.

Kişinin almış olduğu savaş sanatı sosyal yaşantısında olumlu veya olumsuz olarak karşısına çıkacaktır. Bizim çok zamanımız yok ve zamanımız çok değerlidir. Bu yüzden zamanı boşa harcamak kadar pahalı bir şey yoktur. Zamanını boşa harcayan bir sporcunun ileriye gitmesi imkansızdır. Mutlaka bir yerde tıkanıp kalacaktır. İşte bu tip insanların ne toplumda bir saygınlığı nede bir yeri olabilir. Bizler almış olduğumuz eğitim ile önce ailemizi, sonra işimizi ve daha sonra ülkemizi mutlu etmenin stratejisini öğrenmek zorundayız. Stratejisi olmayan hiçbir düşüncenin doğru bir eyleme dönüşmesi beklenemez. İşimizde başarılı olabilmenin tek yolu Strateji ilminin doğru ve bilinçli bir şekilde öğrenilip yaşama geçirilmesi ile mümkündür. Bizler savaş sanatında almış olduğumuz akılcı ve doğru eğitimler ile işimizdeki bir çok sorunu mutlu bir son ile sonuçlandırabiliriz.

Dolu ve bilinçsiz bir zihin ile hiçbir işe başarı katamayız. Bu nedenle bilgelik yolu diye adlandırdığımız bu ilim yolunda stratejimizin olması bir zorunluluktur. Dolu olan bir zihni spor salonunda sadece tekme ve yumruk atmakla dolduramayız. Aksi takdirde zihnimizde tekme ve yumruktan başka bir şey olmayacağı için şiddet içeren bir zihin ile dolaşacağımızı unutmayalım. Derin bir dinginlik, ruhu dinlendirme, bedeni ve zihni terbiye etme eğitimlerine strateji oluşturabilme eylemini oturtabilirsek işte akılcı düşünen bir zihne ve yorulmayan bir bedene sahip oluruz. Böylelikle zihnimizde tekme ve yumruklar küçük bir yer oluştururken, akılcı ve mantıklı düşünce için oluşturduğumuz büyük ve boş alanda o tekmeleri ne zaman kullanacağımızı bize doğru emir veren bir beyine sahip olmuş oluruz…

Akılcı ve mantıklı düşünen her bir beyin, kendi ülkesinin geleceği için çalışan, ülküsünden, vatanından, toprağından, bayrağından, milli değerlerinden ve inançlarından zerre kadar taviz vermeyen bir bilge olarak toplum için faydalı bir insan haline gelir. İşte Bilgelik bu kadar zor ve meşakkatli bir yoldur…

Yıllardır spor camiasının içerisinde olduğumuz için strateji ve Bilgelik konusunda çok çalışmalarımız oldu. Savaş sanatlarını işlerken usta diye tabir ettiğimiz ve kendisini ortaya çıkarmayan gizli bilgelerden çok şeyler öğrendik. Onların davranış ve konuşmalarını sosyal yaşamımız içerisine intikal ettirmeye çalıştık. Diğer yandan kendisini usta diye tanıtan cahiller zümresinden o kadar çok hata ve ayıp gördük ki, bunlardan da bu ayıp ve hataları yapmamak için doğruları görebilme yeteneğini elde ettik. Bunların tümünü bir araya getirdiğinizde Strateji ilmini çözmeye başlıyorsunuz.Yani kötüleri görüp o kötülerden veya kötülüklerden ders çıkarıp onları yapmamak adına yaptığımız eylemler birer stratejidir.Doğru stratejiler bizim yaşamımızda huzurlu ve emniyetli yaşamamıza vesile olur. İş hayatımızda önümüze çıkacak olası engelleri ve sorunları daha önceden almış olduğumuz önlemler ile aşabiliriz. Evimizde oluşan bazı anlaşmazlıkları ve sorunları yine daha önceden almış olduğumuz önlemler ile mutlulukla sonlandırabiliriz. Yani hayatın her alanında bunları kullanabiliriz.

Atabey (Soke) Şefik Gülten

Yazı İçin Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: